5 Haziran 2014 Perşembe

EVDE KULLANDIĞIMIZ SUYU NASIL DEĞERLENDİREBİLİRİZ?

Sürekli duyduğumuz tabirler arasında yer alıyor kuraklık, küresel iklim değişikliği ve su kıtlığı.
Tüm bu konularla ilgili bazı tedbirler alınmaya başlanmış olsa da henüz çok yeterli olduklarını düşünmüyorum.
Ailemin yetiştirme tarzı hep israfı önlemeye yönelikti.
Hem yetiştirilme tarzım hem de mesleğim gereği çevre, iklim, geri kazanım/geri dönüşüm/tekrar kullanım konularında oldukça hassasım.

İstanbul özelinde konuşursak, kış aylarında fazla yağış olmaması ve yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte sıcaklıklarda artış olması sebebiyle barajlardaki su oranı oldukça azaldı.
Son günlerdeki sağanaklar bir nebze olsun barajlara yaramıştır diye düşünürken hevesimiz kursağımızda kaldı.
Neden?
Çünkü artık doğal bir zemine rastlamak çok güç.
Her yer asfalt yada beton.
Yere düşen yağış yer altı suyuna karışamadan akıp gidiyor denizlere, göllere.
Hal böyle olunca, elimizde olanı en verimli şekilde kullanmak son derece elzem.

Evde kullandığım su oranını azaltmak, suyuma sahip çıkmak için elimden geldiğince çabalıyorum
(pek çoğumuzun bildiği ama ara sıra yeniden anımsamakta fayda olan fikirler aslında;)


1.Yıkanan ve sirkeli suda bekletilen yeşillikler
Marul, maydanoz, dere otu, ıspanak gibi yeşillikleri sirkeli suda bekletmeden tüketmemeye özen gösteriyorum.
Bu esnada yeşillikleri bir kaç kez yıkıyor ve sirkeli suda bekletiyorum ve haliyle epeyce su kullanmış oluyorum.
Bu suyu mümkün olduğunca biriktirerek balkon yıkamada yada tuvalette sifondan gelecek su yerine kullanıyorum.

2.Kaynatılan yumurtanın suyu
Yumurtanın kaynadığı su bildiğiniz üzere kalsiyum açısından zengin oluyor. 
Bu suyu lavaboya dökmek yerine, soğutup çiçek sulamada kullanıyorum.

3.Çeşmeden sıcak su gelinceye kadar akan soğuk su
Bulaşık yıkarken yada banyo yaparken bu durumla karşılaşırız genellikle.
Su istediğim sıcaklığa gelinceye kadar akan suyu geniş bir kapta biriktiririm ve farklı yerlerde kullanırım.

4.Makarna haşlanan su
Genellikle lavaboya dökmemeye çalışırım.
Çorba yaparken bu suyu kullanırım.

5.Basınçlı su sağlayan aparatlar
Musluk ağızlarına takılan, oluşturduğu basınçla tazyikli su sağlayan ve daha az su kullanımı sağlayan aparatları kullanıyorum.

6.Aralarda musluğu kapatmak
Elimi sabunlarken, dişimi fırçalarken, elimi yüzümü yıkarken gereksiz yere musluğu açık bırakmıyorum. İhtiyaç halinde su kullanıyorum.
Bunun yanı sıra beyler için traş olurken de su kullanımında hassas olmak gerek tabi;)

Aslında uygulamak istediğim ama şu anki yapı durumu sebebiyle hayata geçiremediğim iki unsur var.

Birincisi, lavabolarda kullanılan suyu depolayan, bahçe sulama, rezervuar kullanımı, balkon yıkamak için imkan sağlayan bir boru sistemi 
(çok zor bir şey değil ama inşaat firmaları niye bu sistemi kurmayı göz ardı ediyorlar bilmiyorum)

İkincisi, oluklarda birikerek sokaklarda yitip giden güzelim yağmur suyunu depolamak, ev içinde yada bahçede yeniden kullanmak 
(çim sulama, rezervuar kullanımı, balkon yıkama, hatta belki kalorifer suyu olarak...)


Sizin kullandığınız yöntemler neler?

* Fotoğraflar internetten alıntıdır.

13 yorum:

kocam bana topaç der dedi ki...

hepsi çok güzel fikirler çok güzel bir paylaşım olmuş geleceğimiz için daha dikkatli davranmalıyız...

Hazel Çelik dedi ki...

Çok faydalı bir yazı olmuş, makarna suyunu hangi çorbalarda kullanıyorsun merak ettim doğrusu tadını değiştirmiyor mı kıvam vermesi açısından mantıklı aslında :)
Aklıma gelen tek şey diş yada el fırçalama aralarında suyu kapatmak onun haricinde yaptıklarının hiç birini yapmıyorum birde meslektaş olucaz :(
Yumurta suyunu çiçeklerde kullanmak mantıklı geldi keşke çiçeklerim olsa da bu yöntemi kullanabilsem :) öneriler için çok teşekkürler :***

beyza aydin baser dedi ki...

kocam bana topaç der; ilginiz için ben teşekkür ederim.

Hazel Çelik; makarna suyunu şu ana kadar tel şehriye ve arpacık çorbalarında kullandım en çok. Bilirsin, bazı çorbalarda koyu kıvam elde etmek için un ekleniyor. Makarna suyu da bu görevi layıkıyla yerine getiriyor. Domates, mercimek gibi çorbalarda da rahatlıkla kullanılır bence.

Yumurta suyunu hiç ıskalama bence. Ofisinizde yada evinizin civarında yeşillik falan varsa, pet şişeye bu suyu doldurup onlara dökebilirsin. Vitamin sonuçta, en azından doğaya karışsın;)

Uyuşuk Hayalperest dedi ki...

Genelde sizin yaptıklarınızı yapıyorum bende.
bu yaz haberlerde görmüştüm. Dediğiniz bu sistemi evlerine uygulamışlar. yağmur suyunu evde kullanıyorlar. Bir de eve çift ısı yalıtım yapılmış. Topraktan ısıtma sistemi vardı bir de. Yani ev, tasarruf evi olmuş. Haberlere de bu sebeple çıkmıştı zaten.

deeptone dedi ki...

ay bu yaz kurak geçcek di mii. not aldım yapayim bunlarıı :)

Juliette Koc dedi ki...

Ben de oldukça dikkatliyimdir yıllardır. İstanbul'a ilk geldiğim zamanda sanırım 2006 idi bir kuraklık ve su kesintisi vardı. O zamanlardan alışkanlığım oldu neyseki antremanlıyım biraz :))
Yumurta suyunu hiç duymamıştım. Artık sabahları o su dökülmeyecek :))

NOWACRAFT dedi ki...

Çok faydalı bilgiler, keşke herkes bunları yaşam biçimi haline getirse. Olaya sadece su olarak bakmak yetmez elbette. Satın aldığımız her şeyin üretiminde de bolca su kullanıldığını unutmamak lazım. Kullandığımız elektriğin de büyük kısmı su ile üretilmektedir.
Ama asıl önemli olan, bizler damla damla su tasarruf etmeye çalışırken birilerinin göl ve baraj göllerinin su biriktirme havzalarını imara açması, buralara binalar yapılması. Aynı şekilde yağmur bulutlarını çeken, iklimi düzenleyen ormanların yok edilmesi.
Birileri su çanağımızı kırarken biz o kırık çanak parçaları içindeki suyu tasarruflu kullanmak zorunda kalıyoruz. Çanağı kırdırmamak daha doğru değil mi?

nursel kepekli dedi ki...

Fikirler muhteşem,çevreye duyarlı olmak lazım yoksa çevre bize hiç duyarlı olmayacak. :))) Bloğunuza bayıldım,sevgiler...

beyza aydin baser dedi ki...

Uyuşuk Hayalperest; günümüz teknolojisinde o kadar basit ki şu şöylediklerinizi yapmak... Paradan önce bilinç lazım ama önce. Ve talep...

deeptone; gayet kolay, uygulanabilir öneriler;)

Juliette Koç; o kalsiyumlu su çiçeklere lazım;) Lavaboya gitmesin:)

NOWACRAFT; olayı bir basamak ileriye taşıdınız, teşekkür ediyorum. Tabi öncelikle temel mantığı düzeltmek lazım, bir sisteme oturtmak lazım. Bizim ki karınca misali, Mekke'ye varıp hacı olmasa da yolunda ölürüz mantığı;)

nursel kepekli; çok teşekkür ederim. Hoşgeldiniz;)

Syhn dedi ki...

bir çoğunu ben de yapıyorum ama makarna suyunu dökmemeni alkışlıyorum, hiç aklıma bile gelmemişti.

beyza aydin baser dedi ki...

Syhn; bundan sonra sen de benden olursun, olur biter;)

minik mini dedi ki...

gerçekten de çok faydalı ve de dikkat etmemiz gereken mevzu,teşekkürler

Çiğdem Onur dedi ki...

Evet, herkesin yapabileceği küçük tedbirler vardır.Büyük resmi görme konusunda Nowacraft'a katılıyorum...